25 Ağustos 2009 Salı
13 Ağustos 2009 Perşembe
"Bağ"
Ne kadar da güzelmiş çocuk olmak...Büyümenin bu kadar kötü ve sancılı olduğunu farkedemediğimiz o günler...Bir yere ve bir şeye bağlı kalmanın sorun yaratmadığı o zamanlar...Oysa şimdi ben buyum demek ne kadar zor, birine bağlı olmak ne kadar zor.Beni bir şeylere acımasızca bağlayan tüm ipleri kopartmak istiyorum..."Ben "olmak böyle zor olmasaydı keşke...Şimdi gözyaşlarımızı bile saklamamız gerekiyor. Üryan olmak eskisi kadar kabul edilebilir değilmiş bu dünyada...
Bir oyuncağına sarılıp ağlarken dünyanın yükünden arınmaya çalışan genç kadının düşünceleri bunlar...
Bir oyuncağına sarılıp ağlarken dünyanın yükünden arınmaya çalışan genç kadının düşünceleri bunlar...
10 Ağustos 2009 Pazartesi
7 Ağustos 2009 Cuma
"En"...

En kendin olduğun ve en başka olabildiğin adrestir aşk...Sonsuz bir şekilde kendini sunduğun ve sonsuz bir hissiyatla başka bir bedende eridiğin, başka bir yüz, başka bir doku olduğun yerdir...Kanında, iliklerinde, soluğunda yeni bir uyanıştır...Bilmediğin yanları öğrenip de şaşkınlığa uğradığın halindir...
En deli cesaretini topladığın halin aşık olduğun halindir. Hani o önyargılar, onu yapmam bunu etmemler...Hani?..Ölmüşler bile. Şimdi başka bir başka sen var sende, tenine bulaşan yabancı senin öteki halin...Birlikte başkalaştığın bir evre...Tüm mantıktan sıyrılabildiğin en tatlı, en baştan çıkarıcı insanoğu hali...En kadın olduğun, en erkek olduğun halin.. En aç halin, en doymayan halin zamana...
"En" lerin doruğu "aşk"...Enlerin aidiyeti aşkta...
26 Temmuz 2009 Pazar
19 Temmuz 2009 Pazar
Gülümseme Zamanı
Kaç kez kesinlikle yapmam dediğimiz şeyleri yapmadık ki?
İnsan en çok, sözü kendine geçirmeye çalışırken zorlanıyor aslında. Geçiremediği zamanlarda da sonuç iyiyse üzerinde durmuyor; ama kötü ise pişmanlık zulmüne bırakıyor kendini...
"Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" demiş Herakleitos. Ne de doğru söylemiş! Değişiyiorum, sınırlarım değişiyor. Başkalaşıyorum günden güne, özü temiz belki hala bir yanı o küçük kız çocuğu, ama olayları bakışı farklı. Artık kirli olma anlayışı bile farklı...
Büyük bir değişimin ortasındayım yine şimdi. Nerden geldi bu adama böylesine uzanacak cesaret ? Tanrı, bu yıl bunca istenmeyen adamı bu adamı istediğimi anlamak için mi çıkardı karşıma?...Yürüyorum ben, durmak için geç artık. Düşüp de dizlerimi kanatırsam yanımda beni saracak insanlar var biliyorum bunu. Bu yüzden gidiyorum. Ayaklarım yerden kesildikten sonra yere geri dönüşüm çok mu sancılı olur bilemiyorum; ama güzel şeyler bu kadar sancıya değer sanırım. Zaten onca sancıydı beni ben yapan...Şimdi biraz gülümseme zamanı... Bu sefer değişken mutsuzluk olsun ve yerine kocaman bir mutlulğa kollarımı açayım...Gülümseme zamanı şimdi...
İnsan en çok, sözü kendine geçirmeye çalışırken zorlanıyor aslında. Geçiremediği zamanlarda da sonuç iyiyse üzerinde durmuyor; ama kötü ise pişmanlık zulmüne bırakıyor kendini...
"Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" demiş Herakleitos. Ne de doğru söylemiş! Değişiyiorum, sınırlarım değişiyor. Başkalaşıyorum günden güne, özü temiz belki hala bir yanı o küçük kız çocuğu, ama olayları bakışı farklı. Artık kirli olma anlayışı bile farklı...
Büyük bir değişimin ortasındayım yine şimdi. Nerden geldi bu adama böylesine uzanacak cesaret ? Tanrı, bu yıl bunca istenmeyen adamı bu adamı istediğimi anlamak için mi çıkardı karşıma?...Yürüyorum ben, durmak için geç artık. Düşüp de dizlerimi kanatırsam yanımda beni saracak insanlar var biliyorum bunu. Bu yüzden gidiyorum. Ayaklarım yerden kesildikten sonra yere geri dönüşüm çok mu sancılı olur bilemiyorum; ama güzel şeyler bu kadar sancıya değer sanırım. Zaten onca sancıydı beni ben yapan...Şimdi biraz gülümseme zamanı... Bu sefer değişken mutsuzluk olsun ve yerine kocaman bir mutlulğa kollarımı açayım...Gülümseme zamanı şimdi...
11 Temmuz 2009 Cumartesi
Kara Delik
Ruhum çok yoruldu. Nasıl isterdim dingim bir liman bulmayı. Oysa hayatımın her alanı cehennem yeri olmuş yine.Cehennemin ortasında ruhumdaki bulantı ile günahlarımdan arınır gibiyim adeta. Bu dünyaya ait tüm nefsani pisliklerimi bu dünyada kusuyorum sanki...
Karamsar gibi görünsem de mutlu olabileceğimi düşündüğüm her deliğe şuursuzca atlıyorum aslında. Sonra o delikte debelenip sıkışıp kalıyorum. Gerçekten çıkmamı gerektirecek nokta da kurtulmayı beceriyorum; ama nedense ilk önce sonuna kadar savaş veriyorum o delikteki bir yaşama ait olabilmek için. Ne zaman ki yaşamsal fonksiyonlarım duruyor, o zaman tırnaklarımla yırtıp çıkabiliyorum o delikten.Kim bilir kaç olaya, kaç kişiye ait kara deliklerim var. Sürekli artıyorlar...
Hep bir son raddem var...Belli etmediğim sonlarım var kimi zaman geleceği önceden tahmin edilemeyen. Son nefesimi, son yaşamsal fonksiyon problemimi ne zaman yaşarım belli olmuyor. Sabrı ve dirayeti köpük köpük taşan biriyim ben...
Karamsar gibi görünsem de mutlu olabileceğimi düşündüğüm her deliğe şuursuzca atlıyorum aslında. Sonra o delikte debelenip sıkışıp kalıyorum. Gerçekten çıkmamı gerektirecek nokta da kurtulmayı beceriyorum; ama nedense ilk önce sonuna kadar savaş veriyorum o delikteki bir yaşama ait olabilmek için. Ne zaman ki yaşamsal fonksiyonlarım duruyor, o zaman tırnaklarımla yırtıp çıkabiliyorum o delikten.Kim bilir kaç olaya, kaç kişiye ait kara deliklerim var. Sürekli artıyorlar...
Hep bir son raddem var...Belli etmediğim sonlarım var kimi zaman geleceği önceden tahmin edilemeyen. Son nefesimi, son yaşamsal fonksiyon problemimi ne zaman yaşarım belli olmuyor. Sabrı ve dirayeti köpük köpük taşan biriyim ben...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)